TARİKATLAR

Tarikat =Allaha ulaşma isteği ile tutulan yoldur.
Tekke= Tarikatcıların zikir ve ibadet yerleridir.
Zaviye=Bir sofinin ibadet için çekildiği tenha yer.

Buralar bir zamanlar bir çeşit okul,manevi tedavi,sosyal yardım yerleri,mensupları için misafir hane idi.
Sonraları bozulmuş,birer hurafe ve tutuculuk yuvaları haline gelmiştir.
Tekke,zaviye ve tarikat kurumlarının islam dininin özüne kurallarına uygun olup olmadığı hep tartışılmıştır.
Bu ocaklar türk toplumunun siyasal,sosyal ve kültürel birliğini yıpratmış ve zedelemiştir.
Devletin varlığını tehlikeye düşürdüğü zamanlar olmuştur.Anadoludaki tarikat ayaklanmaları bunun delilidir.
Babai,Şeyh bedrettin,Şahkulu,Celali,baba zinnur,kalender çelebi,Şeyh Sait,menemen olayları gibi.
Şeriat uğruna dökülen kan,bütün savaşlarımızdaki dökülen kandan daha fazladır.Ne hazin...

Tarikatlar aklın düşmanıdırlar,akla değer vermezler.
Şeyhler; mürşidi olmayanın,mürşidi şeytandır diyerek,tarikata girmeyi,şeyhini mürşit kabul etmeyi,
dini bir vecibe ve kurtuluşun şartı gibi göstermişlerdir.Müritleri onların emrine tabidir.
Aksi takdirde dinden çıkmış,şeytana uymuş olurlar.Burada özgür düşünce yoktur,Şeyhin iradesi hakimdir.

Tarikatın manevi temelinde tasavvuf düşüncesi vardır.Tasavvuf kişinin kalbini dünya işlerinden kesmek,
Allah sevgisine bağlamaktır.Tasavvufla uğraşanlara Sufi denir.
Sufilerce;şeriatın mecazi anlamı hakikattır,hakikata ulaşmanın yolu ise Tarikattır.
Böylece: Şeriat+Hakikat+Tarikat .üçlüsü tasavvufun ve sufiliğin çıkış noktasıdır.

Tasavvufcular halkın gözünde bir hikmet sahibidirler.Hakikata ,bir tarikat kurucusuna mürit olmakla ulaşacağı
inancındadır,Beyin yapıları tarıkat ocaklarının kıskacı altındadır.müritlerin düşünce özgürlüğü yoktur.
Akılcı,özgür,yaratıcı düşünceye,çağdaş uygarlığa ulaşma çabalarına daima karşı çıkarlar.

Tarikat büyüklerinin mezarları türbe haline getirilmiş,ziyaretgah olmuştur.Anadoluda binlerce türbe vardır.
Hz.Muhammet bir vaazında,"sizden evvelkiler Peygamberlerin,velilerin mezarlarını ibader yeri yapmışlardır,
sizi bundan menederim" demiştir.Menedilen şey maalesef günümüzde gelişmiştir.
Bizans adetleri islamiyete girmiş,mezarlarda kandil yakmak,bez bağlamak,adak adamak,mekruhtur.
Buna rağmen,türbeler günahlardan arınma,hastalıklardan korunma,bela ve kazalardan savunma,
dileklere kavuşma yerleri olmuştur.Çocuğu olmayan kadın,şifa arayan hasta derdine derman arar hale gelmiştir.
Peygamberimiz ölülerden yardım dilemeyi kınamıştır.

M.K.Atatürk te,türkiye şeyhler,dervişler memleketi olamaz,
Ölülerden yardım ummak uygar bir memleket için yüz karasıdır.En doğru ve gerçek tarikat uygarlık tarikatıdır.
Bu düşünce ile tekke,zaviye ve tarikatları kapatmıştır.1950 den sonra yeniden canlanmıştır.





 
 Tarikatların kaynağı,eski Hindistan ve Mısırdır.
Anadoluya gelen babailik,bektaşilik,kalenderilik,hurufilik tarikatları Yesevilikten doğmuştur,türkistandan gelmiştir.
Ahilik bir meslek tarikatıdır,Osman gazi ve Orhan gazi ahi tarikatındandır,1 Muratta başkanı olmuştur.
Yeniçeri ocağının resmi tarikatı Bektaşiliktir.
Türkistanda yesevilikten türeyen,Nakşibendilik İran kültürünü benimsemiş olup anadoluda yaygındır.

Kadirilik İranda kurulmuş,anadoluya girmiştir.Sazaliyye Fasta,Sadiyye Filistinde kurulmuş.İstanbula girmiş.
Kubrevilik,Ekberilik,Refailik,Mevlevilik,halvatiye vs.gibi birçok tarikatlar İstanbul ve anadoluda kurulmuş.
Padişahlarımızda bu tarikatlara girmişler,tarikatları himaye etmişlerdir.
Tarikat şeyhleri Atatürk ü ve cumhuriyeti sevmezler,
Tarikat şeyhi Müslüm Gündüz,televizyonda verdiği mülakatta,Cumhuriyet aleyhinde beyanda bulunmuştur.
Şeyhlerin ve müritlerin giyinişleri tarikata özeldir.Asa ve Teberler özel işaretleridir.
birçok ilimizde ,ilçemizde,köylerimizde tarikatlar kurulmuştur.Kadın ve erkek müritlerin sayısı katlanmıştır.
Şeyhler itibar görmekte,şeyhlik babadan oğula geçmektedir.Çokları yenilik karşıtıdır.
1577 de Takyettin efendi tarafından topane sırtlarında kurulan Rasatane 1592 de ııı Murat zamanında yıktırılır.
Yıkılış gerekcesi ise Şeyhülislam Ahmet Şemşettin in verdiği bir fetvadır.
"Rasat göklerin esrar perdesini öğrenmeye küstahca bi cürettir.ve şimdiye kadar yapılan böyle teşebbüslerin
sonu felaket olmuştur." bu şeyhülislam kölelikten yetişmiş,gerici ve rüşvetci ııı Murata şeyhülislam olmuştur.
Matbaada yurda sokulmamış,kur an yazdırılmamış.
Dün rasatane,matbaa günahtı,hakkında fetvalar vardı,ne olduda bugün o günahlar ortadan kalktı?
Her tarafta rasatanemiz matbaalarımız var,kitaplar,gazeteler dergiler basıldığı gibi,
Kuranı kerimde matbaalarda basılmaktadır.Demekki biz birçok şeyleri yanlış yapıyoruz.yanlış algılıyoruz.
Onun içindirki geri kalıyoruz,ileriyi göremiyoruz,doğruyu yanlışı ayıramıyoruz.

33 yıl imparatorluğu yöneten ıı Abdulhamit zamanında,tarikatların çoğaldığı dönemde,
İstanbulda vebe salgını çıkar,Abdulhamit vebanın ortadan kalkması için şeyhülislama hangi duaların okunması
gerktiğini sorar,cevap:Salat ve selamın veba illetine deva olduğunu söyler.
Esseyyit davut sülayman da,9-10 yaşındaki çocukların akşam ile yassı namazları arasında,minarelerde,
surei rahman okumasını salık verir. Aceba veba illeti ortadan kalktımı,kaç kişi öldü?
Bu kadar basit ve ucuz tedavi yöntemleri var iken,hastanelere,doktorlara,ilaçlara,tıbbi araçlara ne gerek var.
Dua ile şifa aradıklarından,padişahların çoğu veremden öldü.
Dua bir taleptir,kabul olunur veya olunmaz,Doğru ilaç ise şifadır.

Tarikatlar hicretten 500 yıl sonra ortaya çıkmıştır.islam ülkelerini bir ağ gibi kuşatmıştır.
Mezhepler ise hiçretten 150 sene sonra doğdu,oda islamın dörde bölünmesine neden oldu.
Müritler bazı şeyler uydurarak,şeyhlerini havada uçururlar,olağan üstü mucizelerinin olduğunu söylerler.
Hiç birinin mucizesine tanık olmadık.Doğru yapılanmaya ihtiyaç vardır.
Bilim adamlarımız bile birbiriyle çelişkilidir.doğru veya yanlış bir düzen devam edip gidiyor.
Rehberimiz olan Kuran 1500 yıldan beri halen anlatılamamıştır.Nedeni araştırılmıyor.

Asrımızda tarikatlara,tekkelere,dergahlara,şeyhlere,dervişlere,hurafelere itibar edilmemeli.
Din menfaatlar uğruna bir araç olarak kullanılmakta,
Bizim aklımız vardır,başkasının bizim aklımızı yok etmesine izin vermiyoruz.
Allaha giden yol,başkalarının elini,ayağını,eteğini öpmekten geçmez,akılla olur.
Ortada inandığın bir kitabın vardır,rehberin odur,ondan ayrılma,rabbini kendin ara.
Aracıya ,tefeciye ne gerek var.