Tarih 1920 Memleket dönmüş harabeye,yangına,
Elden çıkmış batı anadolu,Afyon,Eskişehir ve Kütahya.
Osmanlı devleti ne yapıyor allah aşkına!
İmzalamış Montrosu ve Sevri,parçalamış vatanı,
Düşmanla birlik olmuş,korumak istiyor saltanatı.
Milli kurtuluş aleyhine dağıtıyor fetva ve fermanı,
Anadolu hükümeti,bu anlaşmaları,fermanları tanımadı.
Önce Venizelos işgal ettirdi güzel İzmiri,
Kral Kostantin verdi ordularına ,Ankaraya emrini.
Düşerse Ankara Sevr uygulanacak,anadolu parçalanacak,
Yunanlıda bu parçalanmadan bir pay alacak.
General Populas bu hevesle geldi Sakarya nehrine kadar.
Arkalarında İngiliz yardımlarıda var.
Tümenve silah sayıları bizimkinden kat kat fazla,
Madde ile maneviyat çarpışacak Sakaryada.
Bizde deneyimli başkumandan Mustafa Kemal var.
Bütün yetki ve sorumluluk onda.
Çekti ordusunu Sakarya nehrinin doğusuna,
Düşmanı burada vurmak için ihtiyaç vardı zamana.
İkmaller yapıldı kağnılarla,görev düştü türk kadınına.
Meçliste başladı heyacan,geri çekilmeyi mağlubiyet gibi algıladılar.
Askeri plan meclise gizlice anlatıldı,heyacan yatıştırıldı.
Hattı müdafaa yok,sathı müdafaa vardı,o satıh bütün vatandı.
Planlar ona göre hazırlanmıştı.
Mustafa Kemal döndü cepeye,her türlü ikmal yapılmıştı.
Düşman mağlup edilecekti,bu son çare idi.
Yunan birlikleride şımardıkca şımarmıştı,
Ankara hesapları yapıldı,randevular dağıtıldı.
Populas merasim nişanlarını yanına aldı,
Yenecek,içilecek,balolar yapılacaktı,
Bu düşünce ile başladı kanlı savaş.
Yüklendiler bizim sol kanada,orta merkeze,
Kuşatmak istediler birliklerimizi çepe çevre.
Karşı koydu mehmetcik,düşmedi çembere.
Yüklendi düşmanan sağ ve sol kanadına,
Kırdı kanatları hemde büyük zayıatlarla.
Devam etti savaş,Sakaryanın iki yakasında,
Hayalciler kaldılar çekilmek zorunda.
Çarpıştı yiğitlerimiz,22 gün gece ,gündüz demeden.
Ne acıktı,ne uyudu nede yoruldu,vurdukca vurdu.
Allah allah diyor,yurdunu ,istiklalini koruyor,
Diğeri ise emperyalizme uşaklık ediyor.
|
Karşı karşıya geldi iki kumandan,iki ülkede büyük heyacan,
Sakaryada düştü binlerce insan,aktı karadenize doğru iki kan.
Birisi kırmızı,diğeri siyah,birbirine karışmadan.
'22 günde sesini kesti yunanın ve kral Kostantinin.
Kazandı savaşı bizim başkumandan.
Kişnedi süvarimin atları,kılıçlar parladı,
Saldırdı düşman üstüne nice kelleler yuvarlandı,
Mağrur ordu bozuldu,çareyi kaçmakta buldu.
Birkaç yıl zafer sevdasıyla yaşadılar,
İndirilince darbeler,Afyona kadar çekildiler.
Orada savunma mevzileri kurdular.,
Son taarruzla 7 eylülde döküldüler Akdenize.
Selam götürdüler Venizelosa,Kral Kostantine.
Sakaryada uçmaz oldu kuşlar,mermiler havada birbiriyle çarpıştılar.
Yankılandıkca semada dualar,şahadete koşuyor erler.
Süngüler saplandıkca,düşüyor yanyana iki asker,
Birisi istavritle,diğeri ayyıldızla,
İşgal edilmişti batı illeri,susmuştu ezan sesleri.
Göz yaşı döküyordu anneleri,nineleri,
Ağlıyordu beşikteki öksüz bebeleri.
Köylerde dolaşıyordu düşman çizmeleri.
Onları biz çağırdık diyordu,damat Feritleri.
Vatan haini,bu ülke senin ülken değilmi?
Nasıl razı olursun bunca rezaletlere.
Sakarya artık gülümse,türk orduları seni selamlıyor 13 eylülde.
Bak şehitlerin helal etti sana akan kanlarını,
Ak Sakarya ak,düşmez yere bayrak,sakin sakin ak.
Ölüm kalım savaşıydı,kolay değil seni anlatmak.
Ebediyen dalgalanacak bayrak,yakışmaz türk evladınaseni unutmak.
Mustafa Kemalim düştü attankırıldı kaburga kemikleri,
Yaralı olarak yönetti bu muharebeyi,
Sende aldı gazilik ve Mareşallık rütbesini.
Zafer onundu,sevince boğdu yurdu,
Montros ve Sevr i tarihe gömdü,
Sakaryada temizledi, düşmanın bıraktığı kirleri.
Minnet borçluyuz sana,orada şehit olan erlere komutanlara,
Sakarya türkün zaferi,ne mutlu türküm diyenlere.
20- 8-2010
|