Aynı köyde,aynı sokakta,karanlık evlerde doğduk,
Düşe kalka birlikte büyüdük ve arkadaş olduk.
Birlikte başladık okula,bir köy odasında,
Ahmet çavuş yıldız gibi parladı,zeki ve çalışkandı.
23 Nisanda,çocuk bayramında,ellerimizde filama,
Okulca gitmiştik nahiyemiz Toklara,
Birçok köy okulu vardı orada,eğitmenli,öğretmenli.
Bir şiir okumuştu 23 Nisan diye,büyük taktir toplamıştı.

Yalın ayak çok kuzu otlattık birlikte Körkuyu da,
Yediğimiz bir dürüm yufka,arasında yarım yumurta,
Bazan basardık kevene,dikene,sekerdik tek ayak üzere.
Acı nedir bilmezdik,kahkaha atar gülerdik,ne kadar mutluyduk.
Taşlardı oyuncaklarımız,deyneklerdi atlarımız,
Terslikler,küllükler oyun sahamız,
O çocukluk günlerimiz,yoktu kaygımız kederimiz.

Yaz aylarında,bostan beklerdi Belizende,karpuzların en irisi sende.
Bir Haymen vardı,içinde bir şilte,geceleri orada yatardın.
Bazı gecelerde uykusuz kalırdın,kaçkez kovaladın bostan hırsızlarını.

Eğitmenli okulu birlikte bitirdik,aldık birer diploma,
Ben gittim öğretmen okuluna,sen kaldın köyde.
Çok istedin gitmeyi,gidemedin nedense,şansınmı gülmedi.
Bir engelmi vardı,yazık ettin kendine,hüzün çöktü gülen yüzüne.
Zaman ayırdı bizleri,her izine gelişimde,benim için sevinir,kendin için üzülürdün.
Bana;gonca güllü,tatlı dilli Adil im derdin,
Öğretmen oldum tayinim çıktı Ürgüp e,geldin çalıştığım köye,Bahçeli ye
Kaldın birkaçgün,çıktın yola gidemedin kıştan,tipiden,döndün geriye,
Birgün daha kaldın,aldın birde Beratta tuttun köyün yolunu.
Haydi dost güle güle,iyi günlere.

Asker oldu mektuplaştık,Erzurumdan selamlaştık,anlattı sırlarını bana,
Sevdalanmış birilerine,uğramış vafasızlığına,şansı yine gülmemiş.
Kendine Güler soyadını verdi,gülmek istedi,gülemedi.
Gürcüoğlu soyadını aldı,gürcü değildi,
Dörtkulak soyadını garip buldu hiç kullanmadı.
Mutluluğun yollarını aradı bulamadı.
Bakkallık yaptı dükkanı soyuldu,biliyordu soyanları söyleyemedi.
Gitti Almanya ya yıllarca kaldı,hayatı yine değişmedi.
Ankaradan bir ev aldı,süper emekli oldu.
Arabaya bindi,parada,malda mutlu kılmadı,hep yalnızlık hissetti.
İçin için eridi,bozuldu dengesi,huzur aradı,Antalya ya gitti.
Seyretmek istedi mavi denizi,büyük huzursusluğu orada yaşadı.
Sırlarını sakladı,kimlere ne anlatacaktı,ne faydası olacaktı?
Aniden felç olup düştü yatağa,hayatı tamamen ağırlaştı.

Ah aziz dostum,nasıl düştün bu hallere,kadermi dersin,
Kahredip hayata ,kendinmi hazırladın,göçüp gittin.
Yaşadınmı,yaşamadınmı,nerede doğdun,nerede kaldın
Üzerini örttü kara toprak,herşey ogün bitti.
Mermere yazılmış ismin hatıra olarak kaldı,oda dostlardan uzaklarda.
Ahmet çavuşum,Güler dostum,dünyada gülmedin,orada gülesin.
İşte hayat,nur içinde yat..