ÜLKÜYE'YE..AĞIT

Aman ülküye gümüşüm.
Siz fahriyi bastırdınız.
Çağırdımda ses vermedin.
Bahar ayınamı küstünüz.

Yollarda yürüdüm hele.
Başımdan gitmiyor bela.
Daha çocuklar muhtaç.
Sen durda anan öle..

Elinmi yandı ocakta.
Bostanın kaldı bucakta.
Ne acele ediyorsun.
Daha bekar var ocakta.

Karşımda duran dağlar.
Demedinmi anam ağlar.
Evime bir haber geldi.
Can ciğerim ölmüş beyler.


Ağlasın kızlar ağlasın.
Gün öğlene dönerkene.
Havada bulut kalmadı.
Bacım kızın yunarkene.


Ne dedim ne duyuyum.
Geliyor bayram arası.
Yiğenim can veriyor.
Kuşlukla öğlen arası.

Ağlayamam ağlayamam.
Kaderi ben bağlayamam.
Derdim çok döküm döküm.
Kimselere söyleyemem.


Bacım kızına ağlasın.
Bende bacıma ağlarım.
Elimden bir gelir yok.
Olmaz kaderi bağlayım..


İrili ufaklı dağlar.
İşte ana böyle ağlar.
OSMAN bir can için yazdı.
Duydunuzmu bizim beyler...,,

 

BOSTANLIK KÖYÜM

Bir yanın zamantı bir yanın dağlar
Bir yanın ova bir yanın bağlar
Gurbette gönlüm seninle çağlar
Aşkınla yaşarım canım bostanlık

Bir yanın keprin bir yanın dere
Senden ayrılıp gitsemki nere
Birde bak zalim süvegene
Doruk tepelerin güler bostanlık

Tepelerden inip gelsem pınara
Garibim derdimi döksem çınara
Ayrılıp gitsem bilmem nereye
Ardından ağlar bakar bostanlık

Ne kadar dalgınım gözlemem başka
Gamlıyı dertliyi getirin aşka
Gidiyom amma çarem yok başka
Durda bir bak bana bostanlık

Osman senin için destan yazar
Kader böyleymiş kim bozar
Dua ediyorum değmesin nazar
Gel helalaşalım canım bostanlık

İHTİYARLIK

Elim ayağım titriyor
Gücüm kuvvetim yetmiyor
Günden güne eriyorum
Yaklaştıkça ihtiyarlık

İnan hapla yaşıyorum
El değmeden düşüyorum
Ağustosta üşüyorum
Yaklaştıkça ihtiyarlık

Küçükken çok çektim çile
İki büklüm oldum bile
Birde baştan aldım ele
Yaklaştıkça ihtiyarlık

Gözlerimin nuru soldu
Bedenim dertlerle doldu
Hatun bile bakmaz oldu
Yaklaştıkça ihtiyarlık

KÖYÜM

Düşündükçe köyüm çıkmaz serden
Dört tarafı yeşil benim köyümün
Koyun meler sular akar dereden
Dağları aklımdan çıkmaz köyümün

Irmağı var ortasından akıyor
Yamaç dağlar dimdik bakıyor
Genç kızları canları yakıyor
Güzeller güzeli olan köyümün

Dağları sıra sıra dizilir
Oyun oynar çocukları koşuşur
Gülü çiçeği bana bakışır
Bahçesi aklımdançıkmaz köyümün

Armudu kaysı birde kirazı
Ne güzel baharı kışı yazı
Ötüşür turnası ördeği kazı
Osmanın aklından çıkmaz köyümün

GURBET

Yine mi göründü gurbetin yolu
Sen benden vazgeç neolur yokluk
Hangi zalime hizmet etmeye
Yollara düşürdünSen beni yokluk

Yalnızım kimsesiz bir garip gibi
Köşeden kıyıdan baktırdın yokluk
Dayadın sineme hançeri oku
Perişan halime güldürdün yokluk

Hertaraf kar soğuk havada
Un yok yağ yok bir şey yok yuvada
Dün çıraktıbu gün patron ağaya
Perişan perişan gezdirdin yokluk

Özlüyor osmanın geçen günleri
Deremedin paralı gülleri
Çeker gider şu yoksulluk yılları
Ağlaya ağlaya gezdirdin yokluk

AVŞAR GÜZELİ

Avşar iline vardım bir kere
Raslamadım böyle güzele
Diledim Allah sabır vere
Elleri kınalı yosma bir gelin

Osmanlımı toraman mı iliniz
Ördek yoksa neye yarar gölünüz
Bahçede açılmış gonca gülünüz
Elleri kınalı yosma bir gelin

Söyle güzel sen kimin nesisin
Bülbüle benziyor ne güzel sesin
Aklımdan geçiyor kul Osman desin
Elleri kınalı yosma bir gelin

Soramadım soyun Türkmen avşarmı
Soraman bilmem soyun güzelmi
Seni alan şu alemden gidermi
Elleri kınalı yosma bir gelin

AŞIK OSMAN BİR ŞEY YAZDIM SANMIYOR
KALEM OYNATMADA ÇOK MARİFET VAR

HASTAYIM

Nasıl güvenem kardeş bacıya
Canlarmı dayanır böyle acıya
İkı bacım var gelmez yanıma
Bakarım yollara ben garıb garıb

Ne kadar acı gözlenen yollar
Kırılmış ayağım dayanmaz kollar
Bakarak ağlıyor küçük yavrular
Bakarım gözüne ben garıb garıb

İstemem dünya hep benım olsa
Yığenım gardaşım yanıma dolsa
Nıdeyım dünya hep benım olsa
Akıyor gözümden yaş garıb garıb

Bak osmanım mahsun bakıyor
Yatağa yatmış boyun büküyor
Ela gözden damla damla döküyor
Akıyor sel gıdı yaş garıb garıb
 

KÖY HASRETİ

Sıslı dır damlanın zayıf ışığı
Yüzüme tebessüm ettığı andır
Pencere önünde duran ışığın
Uzaktan bakıp gıttığı andır

Heceler topladım mısralar ördüm
Aşkın huzurunda ımtahan verdım
Tutkun pervanenın halını gördüm
Kavrulu kavrulu yandığı andır

Feleğın hançerı kalbe dayandı
Gönülde şah oldu arşa dayandı
Ruhumda hasretlık aşka uyandı
Köyümden ayrılıp gıttığım andır

GARİB DÜNYA

Dünyamı yalan benim bılmedım
Gezdim ama birdem sürmedım
Yalanmışsın dır vefanı görmedım
Ağladım dolaştım bir garib garib

Dünya yalandır malına kanma
Her yüze gülenı dost olur sanma
Dıbı görünmeyen suya ınme
Ağlarsın sonuna sen garıb garıb

Dünya ne tatlısın işıni kurana
Yokluk ıçınde şu bağrına vurana
Hıç bakmazlar yoksul durana
Bakarak durursun sen garıb garıb

Osmana dünya hep yalan oldu
Gezdığın uğrağın bır ana yoldu
Görürdüm tanıdık ınsanlar vardı
Gıttıler bız kaldık ah garıb garıb

ALLAH'IM

Allahım bınbır ısmın var bılırım
Alemı var eden sensın allahım
Nankörlerın yerı yoktur bılırım
Kulun ışıne yardım eyle allahım

Kulunun herşeyı yaptıran sensın
Kötüye uydurup saptıran sensın
Aşıkları sana taptıran sensın
Kalbıme koyupta yaptım allahım

Durda müşkül durum paradır para
Unutursama senı yüzlerım kara
Yarın mahşer günü çek benı nara
Herkesın ışıne yettın allahım

Osman derde derman olmak ısterım
Ben senın kulunum ferman ısterım
Katına varmaya derman ısterım
Muhanet kula düşürme allahım

GURBET-1

Hasretın sıneme dayadın gurbet
Ayrılık yoksulluk dırde şu hasret
Ne gelenım var, nede soranım
Ellerın yurdunda bıraktın gurbet

Nıce cefalara nıce hallere
Düşürdün yıne benı ellere
Muhtaç ettın, gene yollara
Çekılmez hallere düşürdün gurbet

Gözlerım yollarda, haber almaya
Bır hader alıp senı sormaya
Gücüm kalmadı senı sarmaya
Zehırden acısın sen zalım gurbet

Küçük osmanın yaslandı sana
Gencım acı ne olur, bak bana
Ne söylesem yokluk bılmen ama
Dıyardan dıyara gezdırdın gurbet

ASKER YEMEĞİ

Bıçaklar bılendı ekmek kesmeye
Dışler hazırlandı nohut ezmeye
Bızım mercımek gıttı gezmeye
Bugün ne yıyeceğız arkadaş

Pırasa ıspanak askerı üzer
Müdarek patates devrıye gezer
Pılav katıp olmuş dılekçe yazar
Bugün ne yıyeceğız arkadaş

Patlıcan duvaklı dır gelın oldu
Lahana yerızde benzımız soldu
Ispanak kızdıda saçını yoldu
Yıne hazır çorda gelın arkadaş

Çavuş ondaşı yerde bolunu
Acemı olanlar büker belını
Pırınç denen güzel gelını
Hıç mı görünmez arkadaş

Sabah olur bırden boru vurulur
Koğuşun önüne asker derılır
Bulgur pılavı hergün verılır
Şımdı soğan sıradadır arkadaş

Asker osman sözü bağlar burada
Gece gündüz nöbetçıler sırada
Kendın asker ama gönlüm sılada
Vatan dorcu çekeceğız arkadaş

HAYAT BUMU

Dünyanın sonun kımse bılmıyor
Akla hayale gelmedık neler var
Ömür tercümeye kafı gelmıyor
Yaşamaya değmez rezaletler var

Müşküllerın mağlup olurmuş ınsan
Vucut sıkletınden çıkmadıkça can
Hayat fakültesı en büyük ırfan
Anlayana nıce keramatlaer var

Hep döner durur şu çarkı felek
Bır çoğuna hayat pek ağır şelek
İç yüzü şeytan görünüşü melek
Dervışte onu gıymış kıyafetler var

Tahammül etsem de vücut yanmıyor
Bılım çeşmesınden bağrın kanmıyor


DİNLEDİĞİNİZ ŞİİRİ MP3 OLARAK BİLGİSAYARINIZA İNDİRİN