YARENDEN ALTINLAR

 

Sanat kursunan değil hırsınan öğrenilir     

       Dost dost için darda gerek

Her dağ için karda gerek

     Harman yaba ile işler çaba ile biter

 Kısmetsiz kızı almış mı var

     Darlıktan bekar kalmış mı var

 Dost ise yoluna olurum Turab

      Gam yemem etsede harab

 Gelin olsa kabahat suç

      Damat bulmak olur güç

 

 Varlık mezarda.Dostluk pazarda bulunmaz.

       Hayatta sevmekten başkası dırıvırı

 Tütmeyen bacadan.Evini unutan kocadan

                           Fayda gelmez

Kişide yoksa insanlık kaygısı

    Topluma olmaz elbette saygısı

 

 

SÖZÜMMÜ KALDI

 

 Çiçekler bozuldu petekte ballar

Yapraklar sarardı özüm mü kaldı

Papuç giydirir bak,azmışda kullar

Şeytana diyecek sözümü kaldı

 

 

Kat kat üsteledik kalpte kini

Gün güne unuttuk imanı dini

Kız dar pantol giyer, gelinde mini

İmrenip bakacak gözüm mü kaldı

 

 

Ne sevgi çoğaldı ne kaldı saygı

Miras bırakmaktır en büyük kaygı

Unutulmuş mahşer o yüce yargı

Hüdaya varacak yüzüm mü kaldı

 

 

Gönlü aydınlatmaz böyle mor ışık

İyi var arada kaldı tırışık

Bismillah sız işler karma karışık

Doğruyu bulacak çözüm mü kaldı

 

 

Kırbıyık aliyim yoruldu sazım

Ahlak kalmamış ki geçer mi nazım

Mevsimler değişti hazandır yazım

Güllere duyacak hazım mı kaldı

 

 

Terazimiz bozuk yalan ticaret

Yetiş ömer yetiş gel bi çare et

İnsanlık tüm ölmüş ruhtan ibaret

Mezara koymaya lüzum mu kaldı

 

 

 KIR MEMİŞİN GELİNİ

 

 Yaşadığın yer köy sanma ki vadi

İyi ki almışlar hadi yavrum hadi

On beş santim kumaş giydiği badi

Bizim kır memişin tin tin gelini

 

 

Çıksa alıp götürür iyi bir hamaz

Her ipte de oynar sanarsın canbaz

Küpe, toka, zincir takmadık komaz

Bizim kır memişin tin tin gelini

 

 

Cavdar bacaklara yakışır mı bot

Örmemiş işlengiyi sanki kolu çot

Bir elde cüvara omzunda mot

Bizim kır memişin tin tin gelini

 

 

Kaçırmaz dizileri seyreder filimi

Sanki çok okumuş yutmuş ilimi

Unutmuş kirkiti ıyamaz kilimi

Bizim kır memişin tin tin gelini

 

 

Gönüldeki duygu şairi söyledir

Kuşlukta kalkar da vakit öğledir

Şimdiki kızların çoğu böyledir

Bizim kır memişin tin tin gelini

 

 

 GEREK

 

 İyi düşün hesabını yap

İnsan için kârde gerek

Bol günde çoğalır ahbap

Dost dost için darda gerek

 

 

Kal kırmaktan haz mı olur

Kötülükten tarz mı olur

Hep gülünen yaz mı olur

Bağlar için karda gerek

 

 

Sanma ki her şeyler para

Atma kendini hiç dara

Biraz işine ver ara

Bu dünya da yâr de gerek

 

 

Dinle öğüt tut nasihat

Yaşamaya lâzım sıhhat

Böyle kurulmuş tabiat

Lokma için zorda gerek

 

 

Azrail gemi sen liman

Birgün gelir durur diman (akıl)

İki melek sorar iman

Mahşer için korda gerek

 

 

ÇEKİLİRMİ

 

 Aşığın sazı olmasa

Sevdanın hazı olmasa

 

Kışların yazı olmasa

Çekilir mi çekilir mi

 

                 (çekilmeeeezz)

 Bahtın kara yazılıysa

Tüm yolların kazılıysa

 

Birde avrat azılıysa

Çekilir mi çekilir mi

 

                 (çekilmeeeezz)

 Kırıksa kapı peceler

Soba boşuna heceler

 

Çirkin avratla geceler

Çekilir mi çekilir mi

                 (çekilmeeeezz)

 Erkekte dil olmaz ise

Petekte bal olmaz ise

 

Elinde gül olmaz ise

Çekilir mi çekilir mi

 

                 (çekilmeeeezz)

 

Uza oğlum sende soyat

Dünya eski toprak bayat

 

Darlık ile geçen hayat

Çekilir mi çekilir mi

 

                 (çekilmeeeezz)

 

 Şairlik bir sanat demek

Bal sözünde vardır emek

 

Huzur yoksa tatlı yemek

Çekilir mi çekilir mi

 

                 (çekilmeeeezz)

 

 ANLAT HOCAM SEN ANLAT

 

 Yücelsin yüce dinimiz

El ele olalım binimiz

Kalpte bitsin kinimiz

Anlat hocam sen anlat

 

 

Maldan mülkten melalden

Kul kazanmış mı helalden

Yaradan celle celalden

Anlat hocam sen anlat

 

 

En yüce olan kuran’dan

Gökte direksiz durandan

Bizi topraktan yurandan

Anlat hocam sen anlat

 

 

Sur düdüğünü çalandan

Ruhu bedenden alandan

Yaratan baki kalandan

Anlat hocam sen anlat

 

 

Nida duyulur fizandan

Bilal Habeşi ezandan

Kurulu büyük mizandan

Anlat hocam sen anlat

 

 

Galübeladaki o yeminden

Muhammed’ül eminden

İştiği şerbetin deminden

Anlat hocam sen anlat

 

 

Suali münker nekirden

Sıtk ile inanan bekirden

Ermişin ettiği zikirden

Anlat hocam sen anlat

 

 

Kırbıyık’ım budur simam

Dinledikçe durur dimam

Sensin camimde imam

Anlat hocam sen anlat

 ALLAH SENDEN RAZI OLSUN

 

 

YALNIZ ADAM

Yine gözlerde bir hüzün

Dalmışsın bak uzaklara

Masada biten kadehler

Eşlik ediyor şarkılara

 

 

Belikli biri yakmış seni

Atmış ateşten ateşe

Yüzünde derin tebessüm

Bakıyorsun öyle resimlere

 

 

Farkında değilsin belki de

Saçların karma karışmış

Yüzündeki o çizgilerde

Bilirim ya maziden kalmış

 

 

Boşver unut gitsin sende

Bir kadehte onun için kaldır

Yeniden başla yaşamaya haydi

Maziyi anıyı sen kıskandır

 

 

 BEKÂRLAR

 

 Ne biri seni tanır ne halden anlar

Perma perişan gezer bekârlar

İyiyi bulsada güzeli ararlar

Bak sultanlığınızda böyle bekârlar

 

 

Aç kalsa önüne çay gelir gider

Hazırdır kolaydır çok çabuk pişer

Gün boyu onunla dolaşır gezer

Bir sıcak çorbaya muhtaç bekarlar

 

 

Bir odaki ancak yatar bekârlar

Saklanmaz sırları hep aşikârlar

Su görmez günlerce kaplar kacaklar

Bulaşığı kediler yıkar bekârlar

 

 

Gençler nazlı olur kız gibi usludur

Dik yürür ama bir kusuru bulunur

Gittiği her kapıdan onkez kovulur

Vedanız Allah’a kaldı bekârlar

 

 

 BİRTANEM

 

 Gece rüyada gündüz hayaldesin

Şarkı gibi nağme nağme dilimdesin

Her yerde inan ki sen benimlesin

Seni özlüyorum bir tanem seni seni

 

 

Düşünmeden seni bir anım geçmez

Açtığın yarayı kimse silemez

Hasretin özlemin inan ki dinmez

Seni özlüyorum bir tanem seni seni

 

 

Nereye gitsem yollar sana çıkar

Senle günüm doğup seninle batar

Bitsin artık ayrılık inan ki yeter

Seni özlüyorum bir tanem seni seni

 

 

 DÖNMELİSİN

 Hava karanlık olmadan

Bahçemde güller solmadan

Saçıma aklar dolmadan

Dönmelisin can bebeğim

 

 

Gençlik elimden gitmeden

Gözyaşım sele dönmeden

Başkası seni sevmeden

Dönmelisin can bebeğim

 

 

El ayak tutar iken

Gönül aşkla yanar iken

Gözlerin ümidi var iken

Dönmelisin can bebeğim

 

 

Kırlar çiçeği açmadan

Geceler yıldız saçmadan

Can bedenden uçmadan

Dönmelisin can bebeğim

 

 

 YORGUN

 

Şu yorgun saatler beni bekledi

Bu uykusuz gözler seni seni

Daldı daldı da yollara öylede

Uzaktan hayalinde görünmedi

 

 

Bilsen çırpınışımı son umutlarım mı

Boğulduğum gözlerimdeki derin sevdayı

Hatırlamadan olmuyor inan ki canım

Bilmez misin her şeyimi senin aldığını

 

 

Beni karanlıklara arkadaş ettirdin de

Yinede sevdim rengi sana benzer diye

Niceleri bir hiç göründü de gözüme

Bilmedin sen aklımı başımdan aldığını

 

 

GEL GARDAŞIM

 

Gurbette olur mu fasıl

Sazlar bizde tel gardaşım

Yurtta yaşamaktır asıl

Hazlar bizde gel gardaşım

 

 

Ne verdi ki gurbet bize

Uğrayıpta gelmen bize

Mektup selam salman bize

Çalmaz bizde tel gardaşım

 

 

Yadeller zor gider güce

Hasretim dağlardan yüce

Uzaksın bize nice nice

Gözler bizde sel gardaşım

 

 

Acılar yürekte bizde kor

Bari senede birkez sor

Al güllerimiz oldu mor

Hazan bizde yel gardaşım

 

 

Gönül dertliyi söyledir

Gurbetlik işte böyledir

Bu yollar uzak eyledir

Beller bizde el gardaşım

 

 

BİZİM KÖYLER

 

Eridi bitti bak dağların kışı

Gülerle süslendi bağların başı

Tandırda pişti de yarmanın aşı

Gelde şimdi gör bak bizim köyleri

 

 

Çiğdem çiçek açar nergiz gülüşür

Sevdalı gönüller aşkla doluşur

Arılar petekte balla buluşur

Gelde şimdi gör bak bizim köyleri

 

 

Kuzlar karışır girer koyuna

Çocuklar başladı bildir oyuna

Ağustos ayında kengel boyuna

Gelde şimdi gör bak bizim köyleri

 

 

Ozanlar çalarda söyler tel ile

Burcu burcu koku gelir yel ile

Ördekler tanıştı artık göl ile

Gelde şimdi gör bak bizim köyleri

 

  

        Bİ SOR

 

 Birkez düşün düşün yine

Sevdamız dönmesin kine

Bekletme bak günden düne

Gelmiyorsan bari bi sor

 

 

Gece isyan gündüz yasım

Yadellere oldum hasım

Sende gitti tüm havasım

Salmıyorsan bari bi sor

 

 

Hasretinle yakma beni

Dardan dara sokma beni

Gözyaşıyla yıkma beni

Silmiyorsan bari bi sor

 

 

Gittiğin yer olsa fizan

Kurulacak elbet mizan

İmamdan duyunca ezan

Görmüyorsan bari bi sor

 

 

Görmedim aşkın kârini

Sarmadı gönlüm yârini

Taş mezarımın yerini

Bilmiyorsan bari bi sor

 

 

ÇAKIR GÖZLÜM

 

 Bakma bana derinden

Kalbim oynar yerinden

Geleceksen gel gülüm

 

Geç kalmadan erinden

 

 

Çakır gözlüm nazda gel

Gül açarken yazda gel

Ben sana türkü yazdım

Sende bari sazda gel

 

 

Rüzgarın eser bağrıma

Bir cevap ver çağrıma

Sende elin olursan

İnan gider ağrıma

 

 

Çakır gözlüm nazda gel

Bağlarını çözde gel

Kışı sensiz geçirdim

Sende bari yazda gel

 

 

GARİB

 

 Dünden neler gördün ki

Umutlanma hiç yarında

Sanki gül mü derdin ki

Hayatın baharında

 

 

Acı dolu her günün

Yeşermedi mor gülün

Görmemiş ki gör günün

Bulmuş seni zahmarında

 

 

İşte böyledir dünyan

Hep hayaldir rüyan

Ziyan olmuşsun ziyan

Yıkılmışsın seherinde

 

 

Vay vay garib vay garib

Seni dertliden say garib

Alın yazın kara bahtın

Bilirim etmiş zay garib

 

 

YÂR BENİM

 

Anamdan istettim seni

Nasip kısmet belki demiş

Yolda yolakta tutma beni

Bizim eve gelki demiş

 

                                   Bahçelerde nar benim

                                   Yaprakları dar benim

                                   Herkes çakırı sever

                                   Ela gözlü yar benim

 

 

Babasına derler kadir

Odasına kurmuş sedir

Düğürcüleri göndersem

Acaba onlara nedir

 

 

Verirmiki bilmem seni

Başkasına salmam seni

 

 

KORKMAM

 

 Koymadığım raftan

Girmediğim saftan

Söylemediğim laftan

Utanmam utanmam korkmam

 

 

Vermediğim celbden

Çıkmadığım albden

Kırmadığım kalbden

Utanmam utanmam korkmam

 

GELMEDİNKİ

 

Resimleri sakladımda

Güllerini kokladım da

Yollarını bekledimde

Bir çıkıpta gelmedin ki

 

 

Sanki aşkta hazda gitti

Mızrap bıktı sazda bitti

Bahar geçti yaz da bitti

Bir çıkıpta gelmedin ki

 

 

Yıkıp bütün tabuları

Aşıp onca yapıları

Tek tek kırıp yapıları

Bir çıkıpta gelmedin ki

 

 

Yandım kül oldum sancından

Duyki öldüm ben acından

Mezarımın baş ucundan

Bir çıkıpta gelmedin ki

 

 

BACANAK

 

Aldıkta arsız bacıyı

Halımızada acınak

Aşıma kattı acıyı

Bu baldızın vay bacanak

 

 

Kaynanamın iki kızı

Düştü içimize sızı

Bilmiyorda çoğu azı

Bu baldızın vay bacanak

 

 

Düşmez elinden kamara

Yeni başlamış kumara

Cıngarlıkta bir numara

Bu baldızın vay bacanak

 

 

Olmadı gözlerim kurak

Sanki evde benim çırak

Yakınımı eder yırak

Bu baldızın vay bacanak

 

 

Dayan garibim dayan

Feryat dinler beni duyan

Evde sanki bir gardiyan

Bu baldızın vay bacanak

 

 

Köz üstünde tavlıyım

Gavurga gibi gavlıyım

Eh...sözde bende evliyim

Bu baldızın vay bacanak

 

 

VERMEM ARTIK

 

Dağlar benim meşem benim

Tahtım benim köşem benim

Gülmek benim neşem benim

Kimselere vermem artık

 

 

Aşkım bana soruldu bak

Gözyaşlarım duruldu bak

Yâr gönlüme kuruldu bak

Kimselere vermem artık

 

 

Kara bahtım aklandı ya

Tüm dertlerim saklandı ya

Mor güllerim koklandı ya

Kimselere vermem artık

 

 

YÂR GELİRMİKİ

 

Aşk aşk diye çağlatan

Tüm yolları bağlatan

Yürek gönül dağlatan

Bilmem o yâr gelir mi ki

 

 

Gece gündüz beklesem

Derdi derde eklesem

Umutlarımı saklasam

Bilmem o yâr gelir mi ki

 

 

Gönül ırmağımı taşıran

Yüce dağları aşıran

Ölmeden mezar eşiren

Bilmem o yâr gelir mi ki

 

 

Kabire konunca naşım

Toprağa gelince başım

Dikilince mezar taşım

Bilmem o yâr gelir mi ki

 

 

GEL

 

İlkbahar yazda geçmeden

Yüreğimde haz geçmeden

Saz mızrap tel vazgeçmeden

Gözüme yaş dolmadan gel

 

 

Arım petek balda iken

İpek ipek şalda iken

Mor güllerim dalda iken

Sararıp solmadan gel

 

 

Gönül kuşum yaralanmadan

Yalan dünya karalanmadan

Mahşer bana aralanmadan

Mezar taşım olmadan gel

 

ALMANCI MEMİŞİN KIZI

 

Etek üstüne de takar gıravat

Görenler getirir selam selavat

Cömeatte bile olmaz malamat

Bizim alamancı memişin kızı

 

 

Bir elde tesbihi yakmış cüvara

Akşamdan akşama gider huvara

Öyle bir yazılar yazmış ki duvara

Bizim alamancı memişin kızı

 

 

Ne çamaşır yıkar bilir aşı

Kaldırsan o çıkar hangi bir taşı

Teccal kurumundan alır maaşı

Bizim alamancı memişin kızı

 

 

Elekten elesen kalır kabası

Anası böyleymiş netsin babası

Önüne geçemez boşa çabası

Bizim alamancı memişin kızı

 

 

Amanında dostlar ocaktan yırak

Oğlum bekar kalsın tek onu bırak

Bundan ne ustalar ne olur çırak

Bizim alamancı memişin kızı

 

 

Ali’nin şaşarım bu senliğine

Yanlışta yazılmış kız kimliğine

Tez zamanda yavrum dön benliğine

Bizim alamancı memişin kızı

 

 

BOSTANLIK KÖYÜM

 

 Kurbanlık almak istersen albesi
Olmaz kavgamız yaşanmaz arbesi
Yüce purdanda görünür türbesi
Böyle bir yerdedir bostanlık köyüm.

İç içe sarmaş dolaş emmi dayı
Birbirinden alır verirler payı
Akarda önünden zamantı çayı
Böyle bır yerdedir bostanlık köyüm.

Kula faydası olmaz inan kibrin
Fazla kinnenmeki küflenib ebrin
Toroslara bakar karşısı keprin
Böyle bir yerdedir bostanlık köyüm.

Mevla yaratmış eksiksiz azamız
Sevgi saygı dolu gönül mağzamız
Kayseri ılım tomarza kazamız
Böyle bır yerdedir bostanlık köyüm.

Yaren aliyi bıl derdini deşme
Mezarınıda gurbet ele eşme
Dörtbir yanı dolu akar çeşme
Böyle bir yerdedir bostanlık köyüm.

 



 

KIRBIYIK ALİ

 

Her zaman kendi halinde yaşardı

 Kimi gün güler kimi gün ağlardı

 Kim gün de için için yanardı

 Çözülmeyen sırdı kırbıyık ali

 

 

 Kara kaplı bir defteri vardı

 Kim bilir içine ne yazardı

 Bazen bir sigara yakıp öyle dalardı

 Mutsuzluğu anlatırdı kırbıyık ali

 

 

 Hep bir şeyler anlamak isterdi

 Şiirlerinde bin bir sır gizlerdi

 Bilmiyorum bunun sebebi neydi

Bazen kaybolup giderdi kırbıyık ali

 

 

    YANILMA HA

 

 Yanıldımda nice hataya düştüm

 Kor ateş yok idi kavrulup piştim

 Doğru söz ile ben çok kötü düştüm

 Yanılma demedim mi ben sana ali

 

 

Elbette yanılın dosdt olur sandım

 Yalanmış doğru söze kandım

 Yüzüme gülerdin vefalı bildim

 Yanılma demedim mi ben sana ali

 

 Aralıkta fitnelikten

 Bilmediğim hasetlikten

 Yapmadığım fesatlıktan

 Utanmam utanmam korkmam

 

 

 Yapmadığım yapıdan

 Almadığım tapıdan

 Çalmadığım kapıdan

 Utanmam utanmam korkmam

 

 

 Ali dediğim ismimden

 Ne ismimden ne cismimden

 Olmayan hasmimden

 Utanmam utanmam korkmam

 

 

 CENNET GÜZELİ

 

 Gözleriyin elasına

 Razıyım tüm belasına

 Hep dertlerimi unuttum

 Düştüm aşkın telaşına

 

 

 Aya baktım ay ayaza

 Gerdanı benzer beyaza

 Sni görünce Allah’a

 Başladı dilim niyaza

 

 

 Saçlar omuza serilmiş

 Güller ucuna derilmiş

 Mevlanın tüm güzelliği

 Sade sana mı verilmiş

 

 

 Dinle güzelim alini

 Yoluna sersin kilimi

 Sözlerimde yalan varsa

 Zebani kessin dili

 

 

 FAVORİMSİN GÜZELİM

 

 Sevda yolumu çizeli

 Aşk diyarını gezeli

 Görsemde nice güzeli

 Favorimsin sen favorim

 

 

 Gözlerime görüneli

 Saçlarını örüneli

 Al yazmayı bürüneli

 Favorimsin sen favorim

 

 

 Mektup yazdım attım çarpı

 Uğruna gezdim şarkı garpı

 Aşktan yesem sille darpı

 Favorimsin sen favorim

 

 

 Ali gönlüm düşse deme

 Gitsem gümbürtüye güme

 Sevdan etti beni seme

 Favorimsin sen favorim

 

 

 CİLVELİM VALLAH

 Bir yar sevdim cilveli

 Güzellerin güzeli

 Yanağın çifte benli

 Maşallah ey maşallah

 

  

Gözü hep yükseklerde

Aklı şanda şöhrette 

Oturmak ister köşklerde

Yandım ey Allah Allah

 

 

Öpem derim öptürmez

Sevem derim sevdirmez

 Nuh der peygamber demez

 İllahllah of illallah

 

 

Alim bu kız varacak

Kalbime taht kuracak

Düğünümüz olacak

İnşallah ey inşallah

 

 

Yallah cilvelim yallah

Vallah seviyorum vallah

Anandan isterim seni

Allah yazdıysa Allah

 

 

İYİLİK

 

 İyiliktir insanlığın öncesi

Hem bugün hem yarın hem de öncesi

 Helak oldu kötülükten nicesi

 Her şeyin başı iyiliktir iyilik

 

 

İyilik yapta bilinmesin kıymeti

Yüze vurma suçu etme kıybeti

Kötülerde bulur o kıyameti

Her şeyin başı iyiliktir iyilik

 

 

İnsan olan sevmez bela şeri

İyilik melektir şeytan haşeri

Bırak dünyayı da düşün mahşeri

Her şeyin başı iyiliktir iyilik

 

 

Alim iyilik için harca varını

Düşünme ne olacaksa yarını

Elbet göreceksin birgün kârını

Her şeyin başı iyiliktir iyilik

 

 

BİZİM DAMAT

 

 Bilmeden verdik kızı

Yürekten çıkmaz sızı

Düğünlerde çalar sazı

Bizim damat bizim damat

 

 

Her akşam gider huvara

Yazı yazarmış duvara

Pohul pohul içer cüvara

Bizim damat bizim damat

 

 

Hisseden almaz kıssa

Bire uzun ikiye kısa

Kahveye gider pısa pısa

Bizim damat bizim damat

 

 

Kaldırımların mühendisi

Zirzopların efendisi

Sanki tüyü van kedisi

Bizim damat bizim damat

 

 

Şapka giyer föter

Micaz bilmez lak lak öter

Akıl yok deliden beter

Bizim damat bizim damat

 

 

Aşık alim söze gelir

İki eli saza gelir

Belki birgün dize gelir

Bizim damat bizim damat

 

 

KİTABIMDASIN

 

 İsmine kalem batırdım

Yazdıkça yazıyorum

Ömrümü aşka yatırdım

Azdıkça azıyorum

 

 

Seni yazdım sıra sıra

Kalemleri kıra kıra

Aşkın etti beni çıra

Yandıkça yanıyorum

 

 

Yazmaya yetmiyor kağıt

Al yüreğimi sen dağıt

Yokluğuna yakıp ağıt

Diyar diyar geziyorum

 

 

Öyle seviyorum öyle

Sevgi olur ancak böyle

Bu bedenim sana köle

 Sensizlikten beziyorum

 

 

Alinin de dilindesin

Sazında hem telindesin 

Hazmında yelindesin

Estikçede esiyorum

 

 

GÜLLÜM GÜLÜM

 Bir gül aldım pazardan

Dalını kestim hızarda 

Mevlam seni korusun

O kem gözkü nazardan

 

 

Güllüm gülüm aşkım bülbülüm

İnan sensizliğe yok tahammülüm

 

 

Gülleri diktim çömleğe

Bülbül başladı ötmeye

Anada seni verirse

Dünden razıyım ölmeye

 

 

Güllüm gülüm aşkım bülbülüm

İnan sensizliğe yok tahammülüm

 

 

Gesi bağını üzümü

Saçına sürem yüzümü

Seni arar yine bulurum

Kör etseler yüzümü

 

 

 

BİZİM PEDER

 

 Miras yemiş gezmiş tozmuş

Borçları bize takmış peder

Üst üste yapmış geri bozmuş

Boşa kazık çakmış bizim peder

 

 

Elvan çeşit takım giymiş

Tembelliğe de boyun eğmiş

Sözde anama da beymiş

El kızını yakmış peder

 

 

Balık deveyi yutar iken

Deve yüklü katar iken

El yurt yuva kurar iken

Kör gibi de bakmış peder

 

 

Ali gayretim çabamdır

Harmanımdır o yabamdır

Neler yaptıysa babamdır

Şerefiyle pakmış peder

 

 

DÜŞ GİBİ

 

 Bırakıp geldim de gözleri yaşlı

Seviyorum derdi ceylan bakışlı

Gitmiyor gözümden siyah saçlı

Nerdeyim ben şimdi nerede

 

 

Başladı hasretin biter mi birgün

Bir macera değildi doymadı gönlüm

Şimdi buralarda aşk acı ve hüzün

Nerdeyim ben şimdi nerede

 

 

Arasam diyorum seni buralarda da

Görebilecek miyim hayalden başka

Resimini kazdığım gözlerimde kapkara

Nerdeyim ben şimdi nerede

 

 

GÜLÜM BENİM

Şu yamaçtan esen yel

Çift güzelli eve gel

Birinde gönlüm kaldı

Küçük büyükten güzel

 

 

Dönem benim dönem benim

Döner gelir dönem benim

Gülüm benim gülüm benim

Güler gelir gülüm benim

 

 

Damda durur el eder

Kara gözü gel eder

Ne koca der ne de genç

Akıllıyı del eder

 

 

Dönem benim dönem benim

Döner gelir dönem benim

Gülüm benim gülüm benim

Güler gelir gülüm benim

 

 

Başında kara yazma

Yakışıyor beyaza

Gerdanına gül takmış

Çeker kendini naza

 

 

Dönem benim dönem benim

Döner gelir dönem benim

Gülüm benim gülüm benim

Güler gelir gülüm benim

 

 

HEP SANA

 

 Bir gece öyle düşündüm durdum

Bir değil gece boyu ağlayıp oturdum

Ne bir kelime ne de bir teselli buldum

Sabah olurken ancak ve ancak avundum

 

 

Ancak avundum göz yaşım kurusun diye

Görenler halimi bilmesin diye

Her gördüğüme gülerek baktım ki

Ağladığımı sakın bilmesinler diye

 

 

Şu genç yaşımda bir da sen yaktın

Perişan halimde yalnız bıraktın

O utanç sana az oldu diyorum

Beni yapmadığım şeye mecbur bıraktın

 

 

CAN HEMŞİRE

 

 Hastadır yüreğim hasta

Yetiştir beni acile

Yaralarımı diksinler

Gül yarimin saçı ile

 

 

Anbülansın çalar sireni

Çekilin tutmaz freni

Başıma taç bile ederim

Seni de bana vereni

 

 

Koridorda asılı resim

Hastane ikinci adresim

Hemşirem senin yüzünden

Hapı yuttum çıkmaz sesim

 

 

Başında beyaz takkesi

Güzellerin de tekkesi

Hemşirede gönlümün

Hem kâbe hem mekkesi

 

 

Hastaneler bölüm bölüm

Merdiveni çıkmak zulüm

Hemşirem senin yüzünden

Koy tabuta çıksın ölüm

 

 

Ayakta beyaz nalisi

Yoluna ölmüş alisi

Cenazeme toplansınlar

Hastanenin ahalisi

 

 

ANNE

 

Kederi avuttum sevince daldım

Yarını unuttum bugüne daldım

Yaşadığım gençlik kocamaz sandım

Bak şimdi saçlarım ağardı anne

 

 

Hep yüzüme güldüler dosta aldandım

Sırlarımı verdim derdimi yandım

Benimle beraber ağlarlar sandım

Aleme maskara ettiler anne

 

 

Anlattıklarını bir masal sandım

Avare gibi ben hayata kandım

Hep böyle yaşarım ölmem sandım

Bak şimdi Azrail peşimde anne

 

 

HESAP SORACAK

 

Harcadım ömrümü senin peşinde

Doğmadı gönlüme aşk güneşinde

Yaktıkça yatkında hep ateşinde

Göz yaşlarım senden hesap soracak

 

 

Uzattım elimi bir gün tutmadın

Gönül pazarında alıp satmadın

Koluma uzanıp gelip yatmadın

Göz yaşlarım senden hesap soracak

 

 

Hep sana etside aşkımın yeli

Ne olur tutsaydın uzanan eli

Böyle midir sence aşkın bedeli

 

Göz yaşlarım senden hesap soracak

 

 

Gönüller severde aşka düşerde

İnsanoğlu şaşar elbet beşerde

Sırat köprüsünde ulu mahşerde

Göz yaşlarım senden hesap soracak

 

 

ANA

 

                        Kimsin necisin

Bu gönlümdeki saltanatın nedir be ana

Dokuz ay karnında taşıdın diye

Sanki sen mi yarattın beni

Bu kadar düşkünüm sana gülüm ana

 

Kara gözlerimden güzel

İrademdendemi kuvvetlisin ki

Kalbimdeki hırsı yenemeyip

Allah’ı bilmesem eğer. Sanki taparcasına

 

Candan yürekten seviyorum be ana

Her zaman bu yüreğim seninle mi dolup taşacak

Hep seni mi düşünmeliyim

Ayaklarım ellerim dilim hep mi sana talim edecek

 

Dünyada bir sen misin işim gücüm

Bana geçim derdi yokmu be ana

Gönlümdeki tasan. Evimdeki masan elimdeki asam

Sadece sana yazılmış günlük anayasam

Sen olmazsan yemek içmek dahi aklıma gelmiyor

 

Günlerce adım adım senelerce seni aradım

Sümbülleri gülleri taradım ama

Senin gibi gül bulamadım ya ana

Bunca kokular dökündüm, onca tatlılar yedim de

 

Sendeki kokuyu tadı bulamadım

Hele hele dünyada çok güzeller gördüm

Çok sevgiler yaşadım da

Nasılsa sendeki güzellik sendeki aşk sendeki sevgi

Sanki cennet hurisi gibi çarptı beni

 

Az buz değil haaa, bütün bedenimi aldı bürüdü gül ana

Birde şu ak sütün varya hele

İşte onu nasıl öderim diye

Günlerce hesap yaptım durdum

Ne makinelar hakkını bulabildi

 

Ne de şu küçücük hafızam aldı

Sırtımda yedi sefer hacca götürsem

Aceb hakkını ödeşebilirmiyim ana

Ödeyemem…ödeyemem…bilirim ana bilirim

Bilirim de ondan dolayı

 

Allah ve peygamberden sonra

Kalbime ne bir padişah ne bir kral ne de bir güzel koymam

          SENDEN BAŞKA SENDEN BAŞKA

 

          SENİNLE DOYDUM DÜNYADA AŞKA

 

          CENNETLİKSİN ÇOK İYİ BİLİYORUM

 

          BENİDE GÖTÜRSEN YANINDA KEŞKE

 

 

YAKARIM

 

 

Komşum kız arıyormuş

Size düğür varıyormuş

Ağbiğin beni karıyormuş

Çevirir yolda yıkarım

 

 

Baban evet dese bile

Anan seni verse bile

Damat koluna girse bile

Başına kurşun sıkarım

  

Altınları takar isen

Sokaklara çıkar isen

O oğlana bakar isen

İkinizi bir yakarım

 

 

Aşık ali’yi kandırısan

Kor ateşe yandırırsan

Acılara da bandırırsan

Sazı omuza takarım

 

 

BU KADINLAR

 

 

Bir güzel gördüm afat

Sanki yüce bir Arafat

Allah’tan bize mükafat

Bu kadınlar bu kadınlar

 

 

O olmasa soy olmazdı

O olmasa köy olmazdı

O olmasa bey olmazdı

Bu kadınlar bu kadınlar

 

 

Düşer elbette dara kul

Ayrıldıysan ara bul

Değerine yetmez para pul

Bu kadınlar bu kadınlar

 

 

Aşık eder ozan eder

Okuyupta yazan eder

İster ise kazan eder

Bu kadınlar bu kadınlar

 

 

Işık olur kara zindan

Kılıç olup çıkar kından

Bir damladan verir fidan

Bu kadınlar bu kadınlar

 

 

Kaderimize çizilmiş

Boynumuza dizilmiş

Galübela da yazılmış

Bu kadınlar bu kadınlar

 

 

CİVANIM BENİM

 

Elvan türlü toka takar kekile

Kekile de deste güller ekile

Günlük bürünürde her bir şekle

Edalı gosdaklı civanım benim

 

 

Gümüşlerle süsler fersin ucunu

İnsanın bozdurur son orucunu

Gülmekten yıkılın duysan burcunu

Edalı gosdaklı civanım benim

 

 

Saçları benzerde selvi dalına

Dövme yapıştırmışta bakın alnına

Öyle bir godduk ki bakmaz halına

Edalı gosdaklı civanım benim

 

 

Dar pantolon giymiş dizi yamalı

Gardiyan sandım da eli gamalı

Halayda bunları başa komalı

Edalı gosdaklı civanım benim

 

 

Sarılmadan ali’m sırtına şelek

Allah’a yalvarda kızmasın felek

Bitir türkünü de yrık dümbelek

Edalı gosdaklı civanım benim

 

 

ZALİM ANALIK

 

 

Kırık tarak ile tarar saçımı

Öz evladı yok ki bilmez acımı

Bir köle tutmuşta san ki bacımı

Ey merhametsiz ey zalim analık

 

 

Çok çabuk kızarda büker etimi

Korkular sararda benzim betimi

Sana ucuz tabi elin yetimi

Ey merhametsiz ey zalim analık

 

 

Üşürüz evde de yakmaz sobayı

Dolaba saklarda çulu abayı

Sırtıma yüklerde heybe torbayı

Ey merhametsiz ey zalim analık

 

 

Ne kadar kaçsamda olmuyor yırak

Babamda vermiş ya bizleri çırak

Daha hiç olmadı gözlerim kurak

Ey merhametsiz ey zalim analık

 

 

Ali’m böyle sanma vardır nicesi

İyilik insanlık elbet öcesi

Görecek yüceler bizi yücesi

Ey merhametsiz ey zalim analık

 

 

BAĞRIMDA

 

 

İnleyen saz gibisin

Öt bağrımda bağrımda

Yeşeren yaz gibisin

Bit bağrımda bağrımda

 

 

Al saksıda süslerim

Bülbül olur seslerim

Aşk bade ile beslerim

Tat bağrımda bağrımda

 

 

Çiçek açmaz üzümsün

Hem gözümsün özümsün

İlk aşkım son sözümsün

Yat bağrımda bağrımda

 

 

Yollar aşar Alpleri

Aşk çatlatır küpleri

Üst üste koy kalpleri

Çat bağrımda bağrımda

 

 

Bu haz gönlüme yeter

Duman başımda tüter

Sensiz ölürsem biter

Ot bağrımda bağrımda

 

 

UYAN GARDAŞIM UYAN

 

Sabah oldu gün doğdu

Uyan gardaşım uyan

Biz variken onlar yoğdu

Uyan gardaşım uyan

 

 

Kapımda yatıyor yılan

Vurmaya yapıyor plan

Kalk seni bekliyor sılan

Uyan gardaşım uyan

 

 

Dönmen lazımdır özüne

İnanma düşman sözüne

Çöp sokacaktır gözüne

Uyan gardaşım uyan

 

 

Bakta yurdu gör yurdu gör

Yurdun dağında kurdu gör

Babanı düşman vurdu gör

Uyan gardaşım uyan

 

 

Alim çalarsın bam telden

Söyle duyulsun heryerden

Memleket gitmeden elden

Uyan gardaşım