ESİN AVŞAR--GURBET KIZI
Esin ne idi derdin,neden acele ettin,bir davetiyemi aldın,bırakıp
gittin.
Esin rüzgarlar esin,bana biraz nefes verin.
Gitmiş ciğerlerim,kesildi birden nefesim,ömür dolmuş,doktorlar neylesin.
Kapandı gözlerim,birdaha açamadım,raporlar,işlemler tamam,
Getirdiler havaalanına,girdi yolcular pasaport kontroluna,
Kimileri mendil salladı,kimileri boynu bükük kaldı.
Yolcular koltuklarda,hepsi bir arada,bir yolcu var ayrı bir odada.
Berlinden havalandı bir uçak,karlı,dumanlı havada,
Geliyor bulutları yara yara,Esin derin uykusunda,geldi vatana.
Uçak indi havaalanına,açıldı kapılar,indi yolcular,çiçeklerle
karşılandılar.
Sevinç içinde birbiriyle kucaklaştılar,alandan ayrıldılar.
Esin Avşar sen niçin inmezsin,senide bekleyenler var.
Açıldı onunda kapısı,indirildi tabutu,aktı gözlerden damla damla yaşlar.
Gurbet kızı Esin,kaderine ne dersin,cenaze demeye dilimiz varmıyor.
Genc yaşta ayrılık sana yakışmıyor,sana muhtaç cocukların var,
Ruhun semalarda,Cenneti alada,beden burada,girecek kara toprağa,
Yazılacak adın,ESİN AVŞAR diye mezar taşına,o kalacak hatıra.
Köyümün hacı Koca Bekiri,bekliyor seni,işitmiş geldiğini,
Göreceksin orada,osmanı ,İsmaili,selam götür onlara,
Senden havadis alacaklar,anlat onlara,geride bıraktıklarını.
Şu garip dünyanın halini,
Üzerini örttü beyaz karlar,duyamazsın,kimler yanar,kimler ağlar.
Senin için yapıldı dualar,mekanında rahat uyu.
Adil Gürbüz