MELİHA AKSOY =Gurbet
Bostanlıkta doğdun,güzel ve şirin bir çocuktun,
Güldün,oynadın,bağrına basmıştı seni anan.
Genç bir kız oldun,amca oğlu Osmanla yuva kurdun,
Koyunlar,kuzular arasında köy hayatı sürdün.
Meliha sen bir köy kızıydın,orada mutluydun,
Gittin Mersine,orada çilemi çektin,yöneldin bursaya.
Hasret kaldın baba ocağına,yaşarken kendi halinizce,
Bursa uğursuz geldi size.
Katlettiler kocanı,o zaman anladın gurbette yalnızlığını.
Feryat ettin,giden gelmezki geri,
Aileyi yönlerdirmek senin görevindi,
Ne yazıkki sonbaharda Bursa senide aldı.
Feryat edenlerin var,duyamazsın o çığlıkları,
Üzerine düşen damlalar yağmur değil,göz yaşları.
Üzülme;o topraklarda yoksa Bostanlık kokusu,
Orasıda vatan parçası,ne acıki bırakıp gittin Emirhanı.
Eylül ayında,köyüne hasret,dolmuş yazgısı,
Solmuş yüzü,kalkmaz kolları,çocuklarından ayrıldı yolları,
Kaçıncı Aksoy,hangi birine yanmalı.
Yanyana iki gariban mezarı,bilmem üzerinde hangi kıtabe yazılı.
Gurbet gezdin,çileler çektin,ah o gurbetlik.
Bir telefon gelir sana,gecenin karanlığında,
Ürperir tüylerin,dolaşır el ayakların,düşersin yollara,
Bitmez o yolların ,buna kara haber derler.
Meliha sendemi aynı akıbete uğradın.
Düğün değilki mendil sallasak,dönmez günlerce ağlasak.
Sana bizlerden dualar,geride kalanlarına uzun ömürler,
Sende gidenlere dahil oldun,ebedi anılacaksın,
Mekanın Cennet olsun.
Adil Gürbüz